<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vural Şeker Kişisel web sitesidir.</title>
	<atom:link href="http://www.seker.web.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seker.web.tr</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jun 2010 12:12:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Eğitimli dadıları internetten seçin&#8230;</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/egitimli-dadilari-internetten-secin.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/egitimli-dadilari-internetten-secin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 11:59:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Dadı arayan aileler]]></category>
		<category><![CDATA[eğitimli dadı]]></category>
		<category><![CDATA[online dadi]]></category>
		<category><![CDATA[onlinedadi.com]]></category>
		<category><![CDATA[referans araştırılması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Eğitimli dadıları internetten seçin 07.02.2008 Çocuğunuzu emanet edebileceğiniz güvenilir bir bakıcı bulamadıysanız &#8220;onlinedadi.com&#8221; eğitimli dadıları sizin için bir araya topladı. Yapmanız gereken seçeneklere göz atmak. Güvenilir dadı bulmakta büyük zorluklarla ve yüksek maliyetlerle karşılaşan ailelere büyük kolaylık sağlayan &#8220;www.onlinedadi.com&#8221; bir ilke imza attı. Artık onlinedadi.com&#8217;a üye olan aileler, bilgisayarlarının başından aradıkları özelliklere uygun güvenlik,eğitim ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seker.web.tr/wp/wp-content/uploads/2010/06/bakici.jpg"><img src="http://www.seker.web.tr/wp/wp-content/uploads/2010/06/bakici-300x180.jpg" alt="Bakıcı dadı" title="bakici" width="300" height="180" class="alignnone size-medium wp-image-138" /></a><br />
Eğitimli dadıları internetten seçin<br />
07.02.2008 </p>
<p>Çocuğunuzu emanet edebileceğiniz güvenilir bir bakıcı bulamadıysanız &#8220;onlinedadi.com&#8221; eğitimli dadıları sizin için bir araya topladı. Yapmanız gereken seçeneklere göz atmak.</p>
<p>Güvenilir dadı bulmakta büyük zorluklarla ve yüksek maliyetlerle karşılaşan ailelere büyük kolaylık sağlayan &#8220;www.onlinedadi.com&#8221; bir ilke imza attı. <span id="more-137"></span></p>
<p>Artık onlinedadi.com&#8217;a üye olan aileler, bilgisayarlarının başından aradıkları özelliklere uygun güvenlik,eğitim ve referans araştırılması yapılmış üniversite eğitimli dadılar bulabiliyor.</p>
<p>Dadı arayan aileler ve dadılar üyelik kaydının ilk aşamasında T.C. Kimlik Numarası, adres ve telefon bilgileri kontrol edilip onay aldıktan sonra sisteme dahil olabiliyorlar. Dadı arayan aileler ücretsiz üye oldukları sistemde yalnızca uygun olduğunu düşündükleri dadı ile iletişim kurmak için cüzi bir üyelik bedeli ödüyorlar. Bunun yanı sıra dadılık konusunda servis verebilecek eğitimli dadı adayları ise onlinedadi.com &#8216;a ücretsiz olarak özgeçmiş oluşturabiliyorlar.</p>
<p><a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2008/03/11/haber,BDEE446320CA4BECB5552F843B75FF90.html">Sabah Gazetesi Haberi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/egitimli-dadilari-internetten-secin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Modern zamanın köleleri dadılar</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/modern-zamanin-koleleri-dadilar.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/modern-zamanin-koleleri-dadilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 11:51:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Ben]]></category>
		<category><![CDATA[au-pair]]></category>
		<category><![CDATA[dadı]]></category>
		<category><![CDATA[Dadı Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Tokbay]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere’de dadılık]]></category>
		<category><![CDATA[Selda Çöklü]]></category>
		<category><![CDATA[sibel arna]]></category>
		<category><![CDATA[vural şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Modern zaman köleleri Eğer Dadı McPhee gibi bir sihirli dadınız veya çocuk bakıcınız yoksa insaflı olun, ondan her işinizi görmesini beklemeyin. Söz ettiğimiz dadının sihirli güçleri vardı ve evin bütün işini çekip çeviriyor, çocuklarla da gül gibi ilgileniyordu. Fakat Türkiye için durum çok daha farklı. Çocuğa mükemmel bir şekilde bakmanın yanı sıra evdeki işler de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Modern zaman köleleri<br />
Eğer Dadı McPhee gibi bir sihirli dadınız veya çocuk bakıcınız yoksa insaflı olun, ondan her işinizi görmesini beklemeyin. Söz ettiğimiz dadının sihirli güçleri vardı ve evin bütün işini çekip çeviriyor, çocuklarla da gül gibi ilgileniyordu. Fakat Türkiye için durum çok daha farklı. Çocuğa mükemmel bir şekilde bakmanın yanı sıra evdeki işler de onların üstüne yıkılıyor, görev tanımlarında bunlar olmadığı halde&#8230; Zaten Türkiye’de dadının görevleri de tanımlanmış değil, sigortalı iş kapsamında sayılmıyor, kıyamet de bundan kopuyor. İngiltere&#8217;de de dadılık yapan Selda Çöklü&#8217;den aldığımız bilgilere göre Uluslararası Dadı Vakfı&#8217;nın bu konudaki sınırları net: &#8220;Dadı bir çocuk bakım uzmanıdır, öncelikli ve tek işi çocuğa bakım sağlamaktır.&#8221; <span id="more-134"></span></p>
<p>Elif Tokbay</p>
<p>Cumhuriyet-Dergi &#8211; Yazın klimalı bir işyerinde çalışmak ne de hoştur. Hele bir de şehir içinde bir işyeriniz varsa, öğle tatiline arkadaşlarınızla çıkar, açık bir mekândaysanız bir iki sigara tüttürür, işe dönmek istemediğinizden yakınır, şirket dedikoduları yapar, belki bir iki arkadaşınızı çekiştirir, çok sıkı bir işiniz yoksa, hele o gün işiniz de azsa, 15-10 dakika öğle tatilini uzatıverirsiniz. Kendinizde gördüğünüz bu haklar eve gittiğinizde birden batmaya başlar&#8230; </p>
<p>Çocuğunuza bakan bakıcı, ya da dadı ne de çok yemek yiyor, ev derleyip toplamak ne ki, onu bile yapamıyor, bir de odasına televizyon istiyor, yaz sıcağında, Göcek&#8217;te, Simi&#8217;de, üstüne üstlük bir de teknede, denize girmek istiyor. Bak sen şu cahilin yaptığına, bir de “keşke kocamla çocuklarım da burada olsaydı” diye hayıflanmaz mı?</p>
<p>İngiltere’de au-pair’lik yapan, Türkiye’de iki yıldır dadı olarak çalışan Selda Çöklü’ye göre işi düşünce boyutundan çıkarıp eyleme geçenler de var. “Dadıların iş ortamları evler olduğu için çok daha fazlası yaşanabiliyor. ‘Ben sana para veriyorum, çalışacaksın’ diye düşünen çok insan var. Özellikle yatılı çalıştırılan dadılara bir yaşam ortamı sunulmuyor. Dadılık yapan arkadaşlarımın çalıştığı evlere gittiğimde bakıyorum odaya, oda değil. Koridordan bozma bir yer. Hiçbir şekilde vaktini geçirebileceği bir yeri yok. Yemek problemleri bile yaşıyorlar, ‘senin buzdolabın bu, buradan yiyeceksin, bizim buzdolabımıza dokunmayacaksın’ sözlerini işiten arkadaşlarım var. Restorana gidiyorlar birlikte, aile yemeğini yiyor dadıya servis açtırılmıyor. Sibel Arna’nın yazısı beni hiç şaşırtmadı o yüzden, çok hoşgörüsüz, vicdansız bir yazı bence. Sibel Arna’nın da işi var ve işinde yüzde 100 performans gösterdiğini hiç sanmıyorum. Gittikleri yer de dünya güzeli bir yer, onun da bakmaya, hissetmeye hakkı var. 40 derecenin altında çocuğunuza baktırıyorsunuz sonuçta. İnsanların kendi egolarını tatmin edemeyişinden başka bir şey değil bence bu yazı. O geziye de sırf bu yazıyı yazmak için çıktığını düşünüyorum. ”</p>
<p>Çöklü, Marmara Üniversitesi’ndeki hemşirelik eğitiminin ardından Londra’ya dil öğrenmek için gitmiş, orada üniversite eğitimini sürdürürken au-pairlik yapmış. Bu konuda eğitim alarak kendini geliştirmiş. 2006’da Türkiye’ye döndüğünde dadılık yapmaya devam etmiş fakat bu süreç onun için bir hayal kırıklığı olmuş: “İngiltere’de dadılık saygın bir meslek. Elinizde bir kontratınız var, sözleşmenizde tatiliniz, alacağınız para, bayramlarda tatillerde çalıştığınız takdirde kazanacağınız ekstra para ve diğer her şey yazılı çizili. Her şey o kadar kesin çizgilerle belirtilmiş ki kimse kimsenin hattına giremiyor. Sigortanız var, iyi paralar kazanabiliyorsunuz. Türkiye’de siz aileden sigorta isterseniz sizi işten atıyor.”</p>
<p>Selda Çöklü ev işi yapmıyor, işe girerken bunları aileyle konuştuğunu anlatıyor. “Onlara profesyonel bir yardım sunuyorum ve karşılığında saygı  bekliyorum. Ama evde bir şey yapılması gerektiğinde de kenara çekilmiyorum. Öyle bir durum oluyor ki bir şey yapılması gerekiyor. Yanlarında çalıştığım bir aileye sırf yardım olsun diye bir kere ütü yaptım. Sonrasında o iş üstüme kaldı. Ertesi gün ütüyü yapar mısın dendi. O hatları çizmek o kadar zor ki, çünkü sizin elinizde bir iş tanımınız yok.”</p>
<p>Çöklü baktığı çocuğun mental gelişiminden de sorumlu. Zaten burada çocuk bakıcısından ayrılıyor. Baktığı çocuğun beyinsel gelişimiyle de ilgilenen çok sayıda çocuk bakıcısı da var tabii ki ama bir dadı olarak bu işten o sorumlu. Dadılığın iş tanımını şöyle yapıyor: </p>
<p>“Uluslararası Dadı Vakfı’nın yaptığı tanıma göre dadı bir çocuk bakım uzmanıdır, öncelikli ve tek işi çocuğa bakım sağlamaktır. Dadı bir hizmetçi değildir, özel aşçınız da değildir. Dadıların belirli çalışma saatleri vardır. Yatılı olarak çalışan bir dadı için günlük çalışma saati 5–12 saat arasında değişebilir, fakat haftada 60 saati aşmamalıdır. Gündüzlü olarak çalışan dadı içinse saat limiti 50’dir. Dadı bir insandır, istekleri, sıkıntıları, planları, sosyal yaşamı olan bir bireydir. Dadının görevleri çocuğun fiziksel ve duygusal gereksinimlerini karşılamak, zihinsel gelişimini takip etmek, bunun yanı sıra ebeveyn ile kararlaştırılmış disiplin tekniğini uygulamak, çocuğu sosyal hayata hazırlamak, oyun gruplarına dâhil etmek, çocuğun günlük aktivitelerini planlamak, kitap okumak, okula götürüp getirmek, ev ödevlerine yardım etmektir. Aileler işi dadılık olmayan bir kişiyi işe almak için kendilerince doğru sebepler bulabilirler. Sonrasında ise dadı sanılan kişinin uyguladığı şiddet haberlerini okuduğumuzda şaşırmamak gerekir. Bu gibi haberlerin çıktığı durumlarda çoğunlukla işe alınan kişinin geçmişi yeteri kadar araştırılmamış ve sıklıkla yasal olmayan yollarla çalışan insan profili ile karşılaşıyoruz.”</p>
<p>Beş yıldır çocuk bakıcılığı yapıyorum</p>
<p>Zeynep Hanım bir çocuk bakıcısı. Eşinden ayrıldıktan sonra İstanbul’a gelmiş. Bakıcılık yapmaya ise aynı mahallede oturan bir arkadaşımızın çocuklarının bakımını üstlenerek başlamış, beş yıldır çocuk bakıcılığı yapıyor. Arkadaşımız Zeynep Hanım’ı o kadar övdü ki görüşüne başvurmak bizim için farz oldu. Zeynep Hanım şimdi aynı apartmanda oturduğu başka bir ailenin çocuğuna bakıyor. “Ev işlerini yapmıyorum. Tabii ki evde ufak tefek işler yapıyorum, çocuğun dağınıklığını topluyorum mesela, bulaşık makinesi doluysa onu boşaltıyorum. Ama diğer işlere karışmıyorum. Ev işlerini de yaparsan onun adı başka olur. Zaten işe girerken bunların hepsini konuştum. Şimdi aileler çocuğa sadece bakan, yedirip içiren değil, onunla ilgilenen bakıcılar istiyorlar. Boran üç yaşını dolduracak ama kitaplığı kitap dolu. Ona kitap okuyorum, İngilizce sayı saymayı öğrettim, kendi çocuklarım da Boran’ı çok sevdiği için sosyalleşmesi de yerinde. Geçenlerde pedagoga gitmişti, pedagog gelişimini çok beğenmiş, aile de bu durumu bana yordu.”</p>
<p>Zeynep Hanım’a malum olayı  da sorduk: “Hep beraber bir yere gitmişler, bakıcı çoluğunu çocuğunu bırakıp gelmiş. Bir yarım saat denize girmeyi hayal etmesinin ne gibi bir sakıncası olabilir? Bana biraz ayrımcılık gibi geldi. Bir arkadaşım var, evde yatılı çocuk bakıyor. ‘Sizler evinize gidiyorsunuz, başınızı kendi yastığınıza koyup uyuyorsunuz’ dedi bana. Bütün gün çocuğa bakıyor, evin hanımı eve geldiğinde ayaklarını uzatıp oturuyor, bir de kadına iş buyuruyormuş. ‘Sofra hazırla, ay bize meyve getirir misin?’ Bu biraz da vicdanla alakalı. Nasıl buna çocuk bakıcısı diyorlar anlamıyorum? O insan başka bir şey oluyor o zaman. Evin her türlü işini boyunlarına atıyorlar, ondan sonra bir de kadının çocuk bakmasını istiyorlar. Ama çok şükür ben öyle bir sorunla karşılaşmadım.”</p>
<p>Zeynep Hanım, Boran’ın yemek saatlerini düzenliyor, zaten yemesi içmesi doktor kontrolü altında, yemekler ona göre hazırlanıyor. Boran’la birlikte kitap okuyor, çizgi film izliyorlar, hava güzel olduğunda da parka gidip hava alıyorlar. Zeynep Hanım sabah 09.00 gibi eve geliyor, akşam 19.00 civarı kendi evine gidiyor. Ayda 800 TL para alıyor. </p>
<p>Bakıcının eğitim alması avantaj</p>
<p>Çocuk ve Ergen Psikoloğu Dr. Tolga Erdoğan anlatıyor:</p>
<p>“Bakıcı ve dadı seçiminde öncelikle çocuğun bakımını üstlenecek kişiyle güvenli bir ilişki kurulabilmesi çok önemli. İletişime açık, sorumluluk alabilen, zaman zaman hata yapabileceğini kabul eden, sabırlı, sevgisini gösterebilen bir insan olmalı. Bakıcılık ve dadılık yapacak kişinin çocuk gelişimi konusunda eğitim almış olması tabii ki bir avantajdır, ancak Türkiye&#8217;deki pek çok insanın bu konuda eğitim almamış kişilerce büyütülmemiş olduğu da bir gerçektir. Bence bakıcıların çocuklarla vakit geçirmeyi sevmesi ve hem aileyle hem çocukla sıcak ilişkiler kurabilmesi daha da önemli bir konu. Bakıcıyla ve dadıyla anlaştıktan hemen sonra çocuğunuzu onunla yalnız bırakmanız iyi bir tercih olmayacaktır. Çocuklar özellikle erken yaşlarda yoğun olarak ayrılık kaygısı yaşarlar ve ebeveynlerin bir anda ortadan kaybolması ona sevilmediğini ya da istenmediğini hissettirebilir. Bu nedenle çocuğunuzun bakıcıyla tanıştığı dönemde ebeveynlerden en azından birinin bir süre eşlik etmesi pek çok sorunu önceden engelleyecektir. Çocuğunuzla bakıcı arasında bir sorun yaşanıyorsa, çocuğunuz bunu size bir şekilde belli edecektir. Onun duygusal durumunu, hal ve hareketlerini iyi takip etmeniz genellikle yaşadığı bir sorun varsa anlamanız için yeterli olur. Çocuğunuz eğer bir sorun yaşıyorsa bunu bakıcınızla ‘sorgulayıcı’ bir dil kullanmadan paylaşın. Soruna odaklanmak yerine çözüme odaklanmak herkesin işini kolaylaştıracaktır.”</p>
<p>“Sibel Arna’nın yazısını birkaç kez ve dikkatli bir şekilde okudum. Öncelikle iyi bir anne olmak için çok çaba sarfettiğini düşünüyorum. Bu nedenle de çocuğunun bakıcısını yakından gözlemliyor ve arkadaşlarının tecrübelerinden de yararlanıyor. Tüm bunlarla beraber yazısında ciddi bir üslup sorunu var. İşveren olarak yanında çalışan kişiyle ilgili bu kadar tepeden bakan bir üslup kullanıyor olması eminim bakıcısını da çok rahatsız ediyordur. Doğal olarak Sibel Arna’nın çocuğuna bakmakla görevli kişi için bu işini oldukça zorlaştıran bir durum. Ayrıca unutulmamalı ki çocuklarımız bizi taklit ederek doğruyu ve yanlışı ayırt etmeye çalışır. Bir gün çocuğunuz gelip bir arkadaşının ‘kafasını dalış tüpü olmadan suya gömebileceğinden’ bahsederse hayatındaki bir şeyler yanlış gidiyor demektir.” </p>
<p>Vural Şeker (Damla İnsan Kaynakları Genel Koordinatörü): Dadılığın yasal statüsü yok</p>
<p>Vural Şeker, Damla İnsan Kaynakları Genel Koordinatörü. “Aslında bu bir sistem sorunu” diyerek sözlerine başlıyor, “Dadılığın Türkiye&#8217;de bir sisteme oturtulması gerek” diyerek de devam ediyor. “Çalışan çok sayıda yabancı var, bunların belli kurallara bağlanması gerekiyor. Biz işe yerleştireceğimiz dadıların eğitimli olmasına, bu işi daha önce yapmış olmasına ve referansları bulunmasına dikkat ediyoruz. Dadılar genellikle meslek liselerinin çocuk gelişimi bölümünde eğitim almış olurlar. Sonra ister ana okulu öğretmeni olur, ya da pedagojik formasyon alırlar. Ama Türkiye’de bu işe bakış açısı çarpık. Halkımız dadılığı boş kalınca yapılan bir iş olarak görüyor. Canınızı, evinizi emanet ediyorsunuz ama üçüncü sınıf bir vatandaş olarak davranabiliyorsunuz. Hiçbir şekilde sigortaları yok. Tamamen ailenin inisiyatifine kalmış. Biz işe yerleştirdiğimiz dadıları Çalışma Bakanlığı’na ve iş kurumuna bildiriyoruz ama bu konuda bir yasal düzenleme olmadığı için yaptığımız iş havada kalıyor. Eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik&#8217;in Fransa’daki sistemi Türkiye’ye getirmek gibi bir çalışması vardı. Dadıları devlet sigortalayacaktı. Fakat o da hükümet değişince havada kaldı.”</p>
<p>“Bir de tabii Sibel Arna olayı var. Hiç insancıl bulmadım. Yazıyı okuduğunuzda Arna&#8217;nın bakıcısına ne gözle baktığını anlayabiliyorsunuz. Bakıcı da bir anne, insan, onun da bunu hayal etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Arna, onun hayal etmesine bile karşı geliyor, onun adına karar veriyor. Aslında resmen dadı da değil çalıştırdığı kişi. Muhtemelen sosyal hakları da yok. Tamamen bir köle olarak görüyor.”</p>
<p>“Resmi çalışma saati haftada 45 saatle sınırlıdır. Ama yatılı dadılardan haftada 168 saat çalışması beklenir. Bunda da kendisinden ful performans beklenir. İnsan değil robotmuş gibi. Dünyada bu kadar saat bir çalışma modeli yok, veya varsa da tamamen haklarıyla birliktedir.” </p>
<p>27 Haziran 2010</p>
<p><a href="http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=152474">Cumhuriyet Gazetesi Haberi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/modern-zamanin-koleleri-dadilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dadının adı yok</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/dadinin-adi-yok.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/dadinin-adi-yok.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 11:43:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Ben]]></category>
		<category><![CDATA[Damla İnsan Kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[hasta bakıcı]]></category>
		<category><![CDATA[hemşire]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Özel İstihdam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Selda Çöklü]]></category>
		<category><![CDATA[sibel arna]]></category>
		<category><![CDATA[vural şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuzun dadısıyla tatile çıktınız. Dadının canı denize girmek isterse ne yaparsınız? Bir köşe yazarı dadıların bu tür ‘aşırı’ isteklerini yazdı ve “Onun kafasını tüpsüz suya gömerim” dedi. Geçen haftanın en popüler polemiğinde bu kez sözü dadılara verdik. Meğer bu yazardan daha beter işverenler de varmış!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuzun dadısıyla tatile çıktınız. Dadının canı denize girmek isterse ne yaparsınız? Bir köşe yazarı dadıların bu tür ‘aşırı’ isteklerini yazdı ve “Onun kafasını tüpsüz suya gömerim” dedi. Geçen haftanın en popüler polemiğinde bu kez sözü dadılara verdik. Meğer bu yazardan daha beter işverenler de varmış! <span id="more-129"></span></p>
<p>Özkan Güven </p>
<p>ozkguven@gmail.com </p>
<p>Hürriyet gazetesinde yazan Sibel Arna geçen hafta eşi, 9 aylık bebeği ve dadısıyla çıktığı Mavi Yolculuk’un notlarını geçti ve nurtopu gibi bir polemik konumuz daha oldu. Arna, yazısında dadısı Hanife Hanımın bebeğine normal şartlar altında iyi baktığını ama deniz üstündeyken sınıfta kaldığını belirtiyordu. Karnedeki kırıklara sebep biraz da dadının denize girmek isteyişiydi. Ama en vurucu kısmı sona saklamıştı. Arkadaşının dadısının dalış kursu almak istemesine şöyle isyan ediyordu: “Neymiş su altında nasıl nefes alınıyor çok merak ediyormuş. Büyük konuşmayayım ama ben o kadının kafasını dalış tüpü olmadan suya gömerim!” Arna’nın bu yazısını bazıları faşizanca buldu, bazıları ona hak verdi. Biz ise dadıları bulup onlara kulak verelim dedik. Ne şartlarda çalışıyorlar, neler yaşıyorlar, ‘malum yazı’ hakkında ne düşünüyorlar? </p>
<p>HİÇBİR YASAL HAKLARI YOK</p>
<p>Türkiye’de 2 milyon kişi dadılık yaparak geçimini sağlıyor. Bu rakamı Damla İnsan Kaynakları Genel Koordinatörü Vural Şeker veriyor. Şeker, 10 yıldır bu sektörün içinde. Evlere dadı, hasta bakıcı temin eden 16 şirketin oluşturduğu İstanbul Özel İstihdam Derneği’nin de başkanlığını yapıyor. Dadıların 4857 İş Yasası’na göre hiçbir hakka sahip olmadığını söyleyen Şeker Türkiye’de bu mesleğin pek de bilinmediğini anlatıyor: “Dadılık sanıldığından daha ciddi bir iştir. Canınızı, mutluluğunuzun kaynağı olan bebeğinizi birine emanet ediyorsunuz. Ancak Türkiye’deki dadılar bebeğin dışında her türlü işte çalıştırılıyor. O evin temizliğinden, yemeğinden sorumlu oluyorlar.”</p>
<p>Şeker, dadıların haklarıyla ilgili de şunları söylüyor: “Bir odasının olması kadar Mavi Yolculuk’a çıktıklarında denize de girmek isteyebilirler. Çoğu müşterimiz bizden eleman alırken yaz tatillerinde kendileriyle birlikte gelebilecek insanlar talep ediyor. Ehliyeti olup olmadığını soruyor. Ben Sibel Arna’nın yazısını çok sert ve vicdan duygusundan yoksun buldum. Bebeğinizi emanet ettiğiniz insanın denize girmesini, güneşlenmesini çok görmemek lazım.”  </p>
<p>Bizi insan yerine koymuyorlar </p>
<p>HEM İngiltere’de hem de Türkiye’de dadılık yapan bir profesyonel, 30 yaşındaki Selda Çöklü. Altı yıldır bu sektörde. Çocukların hem fiziksel hem mental gelişimiyle ilgili eğitim almaya devam ediyor. Çocuğa kimin baktığının değil nasıl bakıldığının önemli olduğunu düşünüyor Çöklü. Türkiye’deki ailelerin çocuğun sadece fiziksel gelişimiyle ilgilendiğini, zihinsel gelişimini ıskaladığını anlatıyor. “Bizler çocukların rol modeliyiz. Anne veya baba evden ayrıldıktan sonra o çocuklar bizim aynamız olur. Bu anlamda bizim kim olduğumuz da önemlidir. Böyle bir iş yapıyorsunuz ama bazıları sizi insan yerine koymuyor işte. ‘Kaldığımız odada TV olabilir mi?’ dediğimiz için eleştiriliyoruz, tatile çıkıldığında denize girmek isteyişimiz bir yazının konusu olabiliyor. Köle değiliz ki. Aslında her şey ince düşünmekten geçiyor. Önce teşekkür etmesini öğrendikten sonra birçok sorunu çözecek bir toplumuz çünkü teşekkür etmesini bilmiyoruz.”</p>
<p>Aç kaldığım zamanlar bile oldu </p>
<p>GÜNAY Özhan dört yıldır dadılık yapıyor. Bazı evlerde ikinci sınıf insan muamelesi gödüklerinden yakınıyor: “Dadılık birçok işten daha zordur. Buna rağmen ‘Sana para veriyorum ve her işimi yapmak zorundasın’ gibi bir mesaj veriliyor. Salonu kullanamıyorsunuz çünkü kilitleniyor. Özellikle ekonomik durumu iyi olan insanlar size kiler gibi bir yer veriyor, orada yatıyorsunuz. İçtiğiniz bir bardak çayın bile hesabının sorulduğu evler oluyor. Aç kaldığım zamanlar bile oldu benim. Bunlar önemli değil, önemli olan verilen his aslında. O evde, onlardan olmadığınızı hissettiriyorlar. İlişkilerinde duvar örüyorlar. Eve geldiklerinde önce çocuğun bir yerinde sıyrık, yara var mı, yok mu onu kontrol ediyorlar.”</p>
<p>Konu dönüp dolaşıyor ve Arna’nın olay yaratan yazısına geliyor: “O teknede olsaydım ben de denize girmek istediğimi söylerdim. Bebeğin karnı toksa, uyuyorsa neden olmasın ki? Bir yarım saat nefes alsam ne olur. Aile ile daha büyük bir bağ kurmaz mıyım?” </p>
<p><a href="http://www.stargazete.com/cumartesi/dadinin-adi-yok-haber-270646.htm">Star Gazetesi Haberi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/dadinin-adi-yok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedef Cemil Çiçek</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/hedef-cemil-cicek.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/hedef-cemil-cicek.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 15:55:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Çiçek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[CEMİL Çiçek&#8217;i de Ergenekoncu yapacaklar ya, inanamıyorum. Belirli birkaç isim, bir süreden beri Cemil Çiçek&#8217;i hükümetin içindeki köstebek ve Ergenekon&#8217;a yakın bir isim gibi göstermeye çabalıyor. Bu iddiaları ortaya atanların kimliği, işbirliği içinde oldukları çevreler belli. Bunların neden Cemil Çiçek&#8217;i hedef aldıklarını anlamak zor. Ancak şurası net ki, bunlar kendilerine yakınlaşmayan herkesi Ergenekoncu gibi göstermekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CEMİL Çiçek&#8217;i de Ergenekoncu yapacaklar ya, inanamıyorum.</p>
<p>Belirli birkaç isim, bir süreden beri Cemil Çiçek&#8217;i hükümetin içindeki köstebek ve Ergenekon&#8217;a yakın bir isim gibi göstermeye çabalıyor. <span id="more-125"></span></p>
<p>Bu iddiaları ortaya atanların kimliği, işbirliği içinde oldukları çevreler belli. </p>
<p>Bunların neden Cemil Çiçek&#8217;i hedef aldıklarını anlamak zor.</p>
<p>Ancak şurası net ki, bunlar kendilerine yakınlaşmayan herkesi Ergenekoncu gibi göstermekten asla kaçınmayacaklar. </p>
<p>Hedef bugün Cemil Çiçek.</p>
<p>Yarın bir başkası olabilir. Emin olun yarın öbür gün Başbakan Erdoğan&#8217;a bile Ergenekoncu yaftası yapıştırabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/hedef-cemil-cicek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bakan Unakıtan tatilde</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/bakan-unakitan-tatilde.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/bakan-unakitan-tatilde.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 15:52:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[kemal unakıtan]]></category>
		<category><![CDATA[Rixos Premium]]></category>
		<category><![CDATA[yorgun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Geçirdiği by-pass ameliyatının ardından seçimlerde yorgun düştü. AHT muhabiri Soner Özcan&#8217;ın haberi Amerika&#8217;da 20 Şubat&#8217;ta geçirdiği By-Pass ameliyatının ardından seçim çalışmalarına katılarak yorgun düşen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, eşi Ahsen Hanım ile birlikte Antalya&#8217;da tatil yapıyor. Bakan Unakıtan, Başbakan Erdoğan&#8217;ın da Antalya&#8217;ya gelişlerinde konakladığı Belek&#8217;teki Rixos Premium Oteli&#8217;ni seçti. Fettah Tamince&#8217;ye ait otelde Unakıtan için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçirdiği by-pass ameliyatının ardından seçimlerde yorgun düştü. AHT muhabiri Soner Özcan&#8217;ın haberi<span id="more-123"></span></p>
<p>Amerika&#8217;da 20 Şubat&#8217;ta geçirdiği By-Pass ameliyatının ardından seçim çalışmalarına katılarak yorgun düşen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, eşi Ahsen Hanım ile birlikte Antalya&#8217;da tatil yapıyor. Bakan Unakıtan, Başbakan Erdoğan&#8217;ın da Antalya&#8217;ya gelişlerinde konakladığı Belek&#8217;teki Rixos Premium Oteli&#8217;ni seçti. Fettah Tamince&#8217;ye ait otelde Unakıtan için lüks bir villa tahsis edildi.</p>
<p>Sağlık sorunlarının ardından seçim çalışmaları ile yoğun günler geçirerek yorgun düşen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, eşi Ahsen Hanım ile birlikte Antalya Belek&#8217;te dinleniyor. Kemal Unakıtan ve eşi dün gece gizlice geldikleri Antalya&#8217;da koruma istemeden Belek&#8217;teki Rixos Oteli&#8217;ne yerleşti. Başbakan Erdoğan&#8217;ın da tatil yaptığı otel olan Rixos&#8217;da kendisine tahsis edilen lüks villada kalan Unakıtan&#8217;ın rahatsız edilmek istemediği öğrenildi. Unakıtan&#8217;ın talimatıyla otel girişlerinde güvenlik artırıldı. Gazetecilerin alınmadığı otelin çevresinde sivil jandarma ekipleri de görevlendirildi. Unakıtan&#8217;ın haftasonunu Antalya&#8217;da geçireceği belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/bakan-unakitan-tatilde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybetti&#8221;</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/muhsin-yazicioglu-hayatini-kaybetti.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/muhsin-yazicioglu-hayatini-kaybetti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 17:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[Sivil savunma ekipleri: &#8220;6 kişinin cesedine ulaşıldı&#8221; BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybetti. Sivil Savunma ekipleri BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu&#8217;nun da içinde bulunduğu düşen helikopterin enkazına ulaşıldığını ve 6 kişinin cesedinin bulunduğunmu açıkladı. MUHSİN YAZICIOĞLU&#8217;NUN HAYAT HİKAYESİ Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas&#8217;ın Sarkışla ilçesi Elmalı Köyü&#8217;nde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil savunma ekipleri: &#8220;6 kişinin cesedine ulaşıldı&#8221;</p>
<p>BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu hayatını kaybetti. Sivil Savunma ekipleri BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu&#8217;nun da içinde bulunduğu düşen helikopterin enkazına ulaşıldığını ve 6 kişinin cesedinin bulunduğunmu açıkladı.<span id="more-114"></span></p>
<p>MUHSİN YAZICIOĞLU&#8217;NUN HAYAT HİKAYESİ</p>
<p>Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas&#8217;ın Sarkışla ilçesi Elmalı Köyü&#8217;nde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla&#8217;da yaptı.</p>
<p>Yüksek öğrenimini yapmak üzere 1972&#8242;de Ankara&#8217;ya geldi. Üniversite tahsilini, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi&#8217;nde tamamladı.</p>
<p>1968&#8242;de cemiyet (dernek) çalışmalarına başladı. Şarkışla&#8217;da Genç Ülkücüler Hareketi&#8217;ne katıldı. Ankara&#8217;ya geldikten sonra ise, Ülkü Ocakları Genel Merkezi&#8217;nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla; Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. (1977-78).</p>
<p>1978&#8242;de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği&#8217;nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP&#8217;de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.</p>
<p>12 Eylül 1980&#8242;de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası sanığı olarak cezaevine konuldu. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi&#8217;nde kalan Muhsin Yazıcıoğlu, 7,5 yıl cezaevinde kaldığı bu davadan herhangi bir ceza almadı.</p>
<p>Cezaevinden çıktıktan sonra, mağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yardim amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı&#8217;nın başkanlığını yaptı.</p>
<p>1987&#8242;de arkadaşları ile birlikte MÇP&#8217;de siyasete girdi. MÇP&#8217;de Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.</p>
<p>1991 genel seçimlerinde üç partinin oluşturduğu ittifak bünyesinde, milletvekili adayı oldu. “O, inançlarınızı Meclis&#8217;e taşıyacak” sloganıyla, Sivas&#8217;tan milletvekili seçildi.</p>
<p>1992 yılı Temmuz ayında, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadığı için” bir grup arkadaşı ile birlikte MÇP&#8217;den ayrıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi kuruldu ve bu partinin Genel Başkanlığına seçildi.</p>
<p>24 Aralık 1995&#8242;te yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak, yeniden meclise girdi. 28.02.1996 tarihinde ANAP&#8217;tan istifa ederek, BBP&#8217;ye döndü.</p>
<p>26 Nisan 1998&#8242;de yapılan 3. Büyük Kurultay&#8217;da, 8 Ekim 2000 tarihinde yapılan 4. Büyük Kurultay&#8217;da, 2 Haziran 2002 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Büyük Kurultay&#8217;da,20 Temmuz 2003 tarihinde yapılan 5. Olağan Büyük Kurultay&#8217;da,30 Nisan 2006 tarihinde yapılan 6. Olağan Büyük Kurultay&#8217;da ve 15 Nisan 2007 2.Olağanüstü Büyük Kurultayda tekrar BBP Genel Başkanlığına seçilmiştir.</p>
<p>22 Temmuz Erken Genel seçimlerinde BBP&#8217;nin seçimi protesto etmesi sebebiyle partisinden istifa ederek Sivas&#8217;tan bağımsız milletvekili adayı olup 23. dönem milletvekilliğine seçilmiştir.Daha sonra BBP&#8217;ye katılarak TBMM&#8217;de Büyük Birlik Partisi Sivas Milletvekili olarak BBP&#8217;yi Meclis&#8217;te temsil etmiştir.19 Ağustos&#8217;ta yapılmış olan BBP&#8217;nin 3.Olağanüstü Büyük kurultayında tekrar Genel Başkan olmuştur.</p>
<p>Muhsin YAZICIOĞLU, evli ve iki çocuk babasıydı..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/muhsin-yazicioglu-hayatini-kaybetti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gökçek ayıp ediyor</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/gokcek-ayip-ediyor-2.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/gokcek-ayip-ediyor-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 17:57:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Köksal Toptan]]></category>
		<category><![CDATA[Melih Gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Karayalçın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[GEÇEN akşam Tarafsız Bölge&#8217;de Melih Gökçek, rakibi Murat Karayalçın&#8217;a ağzına geleni söyledi&#8230; &#8220;Beceriksiz&#8221; dedi&#8230; &#8220;Güreşe doymayan pehlivan&#8221; dedi&#8230; &#8220;Ankara&#8217;ya hiçbir şey yapmadı&#8221; dedi&#8230; Dedi oğlu dedi&#8230; Sessizce dinledim&#8230; Sonuçta rakibine &#8220;olağan sınırlar içinde&#8221; çakıyordu&#8230; Ancak&#8230; Ne zaman ki Murat Karayalçın&#8217;a &#8220;Terör örgütü yandaşı&#8221; dedi&#8230; İşte o noktada &#8220;Dur bakalım&#8221; dedim&#8230; Neden? &#8220;Murat Karayalçın yandaşı&#8221; olduğumdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GEÇEN akşam Tarafsız Bölge&#8217;de Melih Gökçek, rakibi Murat Karayalçın&#8217;a ağzına geleni söyledi&#8230;</p>
<p>&#8220;Beceriksiz&#8221; dedi&#8230;<span id="more-112"></span></p>
<p>&#8220;Güreşe doymayan pehlivan&#8221; dedi&#8230;</p>
<p>&#8220;Ankara&#8217;ya hiçbir şey yapmadı&#8221; dedi&#8230;</p>
<p>Dedi oğlu dedi&#8230;</p>
<p>Sessizce dinledim&#8230;</p>
<p>Sonuçta rakibine &#8220;olağan sınırlar içinde&#8221; çakıyordu&#8230;</p>
<p>Ancak&#8230;</p>
<p>Ne zaman ki Murat Karayalçın&#8217;a &#8220;Terör örgütü yandaşı&#8221; dedi&#8230;</p>
<p>İşte o noktada &#8220;Dur bakalım&#8221; dedim&#8230;</p>
<p>Neden? </p>
<p>&#8220;Murat Karayalçın yandaşı&#8221; olduğumdan mı?</p>
<p>Hayır&#8230; Tabii ki hayır&#8230;</p>
<p>Murat Karayalçın kazansa ne olur, Melih Gökçek kazansa ne olur?</p>
<p>Umurumda bile değil&#8230; </p>
<p>Bana ne?</p>
<p>&#8220;Dur bakalım&#8221; dedim, çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmak istemedim&#8230; </p>
<p>Vicdanım &#8220;Hadi oğlum Ahmet&#8230; Geçit verme bu haksızlığa&#8221; dedi&#8230;</p>
<p>Ekrandaki tartışmamızın temel motivasyon kaynağı budur&#8230;</p>
<p>* * *</p>
<p>Aslında pekálá Melih Gökçek de biliyor ki&#8230;</p>
<p>Murat Karayalçın &#8220;terör örgütü destekçisi&#8221; diye anılacak biri değil&#8230;</p>
<p>Ama bir &#8220;malzeme&#8221; yakalamış, acımasızca vuruyor&#8230;</p>
<p>Mantığı şöyle işliyor Gökçek&#8217;in:</p>
<p>&#8220;Karayalçın, geçen seçimlerde DEHAP&#8217;la ittifak yaptı&#8230; DEHAP/DTP terörist partilerdir&#8230; Karayalçın da terörist destekçisidir&#8230;&#8221;</p>
<p>Soruyoruz:</p>
<p>DEHAP/DTP terörist parti ise&#8230;</p>
<p>Senin partinin genel başkan yardımcısı bu partinin ileri gelenleriyle gizlice buluşup yemek yemedi mi?</p>
<p>Şimdi ona da &#8220;Teröristlerle gizlice buluşup yemek yiyen adam&#8221; mı diyeceğiz?</p>
<p>Başka sorular da var tabii&#8230;</p>
<p>Mesela&#8230;</p>
<p>&#8220;Abdullah Gül, cumhurbaşkanlığı seçiminde DTP&#8217;nin kapısını çalmıştı&#8230; Ona da teröristlerden destek istedi mi diyeceğiz?&#8221; sorusu gibi&#8230;</p>
<p>Mesela&#8230;</p>
<p>&#8220;Köksal Toptan Meclis Başkanlığı için DTP&#8217;nin kapısını çalmıştı&#8230; Ona da teröristlerden destek istedi mi diyeceğiz?&#8221; gibi&#8230;</p>
<p>* * *</p>
<p>Bugün DTP&#8217;nin terörle, şiddetle arasına mesafe koymadığı bir gerçek&#8230;</p>
<p>Bu nedenle en ağır şekilde eleştirilmeyi hak ediyor&#8230;</p>
<p>Ama durum budur diye&#8230;</p>
<p>Bir zamanlar bu partiyle bir biçimde ittifak kurmuş, kendi ilkelerini koruyarak yakınlaşmış siyasetçilere vebalı muamelesi mi yapılacak?</p>
<p>Benim Melih Gökçek&#8217;e samimi tavsiyem şudur:</p>
<p>İcraatınla, vaatlerinle, projelerinle yarış&#8230; Belden aşağı vuruşlarla değil&#8230;</p>
<p>Ajda neden büyüktür</p>
<p>ŞUNDAN dolayı:</p>
<p>Ahmet Kaya&#8217;nın Kürtçe klip çekeceğim demesi üzerine&#8230;</p>
<p>Kudurup üzerine çatal bıçak fırlatan, linç etmeye çalışan güruhun çıkardığı olayları anımsayalım&#8230;</p>
<p>O magazin gecesinde en &#8220;Ahmet Kaya&#8217;cı&#8221; tavrı Ajda Pekkan koymuştu&#8230;</p>
<p>Ahmet Kaya, o gece &#8220;Başıma sıkar giderim&#8221; şarkısını söylerken&#8230;</p>
<p>Serdar Ortaç&#8217;lar falan homur homur homurdanıyordu&#8230;</p>
<p>Ajda ise en içten ve eh havalı haliyle şarkıya eşlik ediyordu&#8230;</p>
<p>Kimseyi takmadan&#8230; Kimseye aldırmadan&#8230;</p>
<p>Zor zamanda sınavı başarıyla geçmiş olan Ajda, kolay zamanda mı sınavdan çakacak?</p>
<p>İşte herkeslerin Kürtçe&#8217;ye meyil ettiği bir dönemde Aynur Doğan&#8217;la birlikte &#8220;Keçe Kurdan&#8221; türküsünü söyleyiverdi&#8230;Kısacası benim hükmüm şudur:</p>
<p>Bu &#8220;diva&#8221; aslan yürekli bir &#8220;diva&#8221;dır&#8230;</p>
<p>Fehmi Koru&#8217;nun buruk sevinci</p>
<p>YAZDIĞI 30 yazının 20&#8242;sinde &#8220;Hürriyet/ Aydın Doğan/ Ertuğrul Özkök&#8221; konusuna değinen&#8230;</p>
<p>Yazdığı yazılarda sürekli &#8220;Aydın Doğan iyi/ Çevresi kötü&#8221; şeklinde özetleyeceğimiz türden &#8220;şark usulü&#8221; mesajlar sarkıtan&#8230;</p>
<p>Bu tuhaf durum karşısında &#8220;Ne oluyor Fehmi Abi? Patrona mektup mu yazıyorsun?&#8221; deyince de&#8230;</p>
<p>&#8220;Gözüm varsa gözüm çıksın&#8221; diye yazan Fehmi Koru, Tayyip Erdoğan&#8217;ın uçağına binememenin acısını Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ün uçağına binerek çıkarmaya çalıştı&#8230;</p>
<p>Fakat&#8230; Ne yazık ki&#8230;</p>
<p>&#8220;Buruk bir sevinç&#8221; idi bu&#8230;</p>
<p>Çünkü&#8230;</p>
<p>Gül&#8217;le Tahran&#8217;a giden gazetecilerden biri de Fehmi Koru&#8217;nun kanlısı Cengiz Çandar idi&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/gokcek-ayip-ediyor-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benim günlüklerim</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/benim-gunluklerim.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/benim-gunluklerim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 17:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet hakan]]></category>
		<category><![CDATA[yandaş medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[YAĞMURLU bir pazartesi&#8230; Bugün yine ters tarafımdan kalktım. Surat asık, konuşmak istemiyorum. Yani depresyon tavan yapmış durumda. Düşünün: Beş kahve içtim, bana mısın demedi. Üstüne üstlük tuttum Tophane&#8217;deki &#8220;Asude&#8221;ye yollandım. Bir de baktım ki &#8220;F&#8221; adlı gazeteci de orada. &#8220;F&#8221;nin gözlerinde şimşekler&#8230; Dedi ki: &#8220;O grubu zapt edeceğiz. O grubun zaptı yakın.&#8221; &#8220;F&#8221;nin gözlerindeki ihtiras [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YAĞMURLU bir pazartesi&#8230;</p>
<p>Bugün yine ters tarafımdan kalktım. </p>
<p>Surat asık, konuşmak istemiyorum. Yani depresyon tavan yapmış durumda.<span id="more-110"></span></p>
<p>Düşünün: Beş kahve içtim, bana mısın demedi.</p>
<p>Üstüne üstlük tuttum Tophane&#8217;deki &#8220;Asude&#8221;ye yollandım.</p>
<p>Bir de baktım ki &#8220;F&#8221; adlı gazeteci de orada.</p>
<p>&#8220;F&#8221;nin gözlerinde şimşekler&#8230;</p>
<p>Dedi ki: &#8220;O grubu zapt edeceğiz. O grubun zaptı yakın.&#8221; &#8220;F&#8221;nin gözlerindeki ihtiras parıltısından ürktüm. Sonra?.. Sonra hep birlikte şarkı söyledik: &#8220;Gül yüzlülerin şevkine gel nüş edelim mey&#8230;&#8221;</p>
<p>* * *</p>
<p>Güneşli bir çarşamba&#8230;</p>
<p>&#8220;Borsa&#8221; adlı şahane restoranda cemaatten bir &#8220;abi&#8221; ile yemekteyiz.</p>
<p>Pazı sarma, kuskus, döner falan söylüyoruz.</p>
<p>Kolalar da buz gibi&#8230;</p>
<p>Bir ara &#8220;abi&#8221;ye soruyorum:</p>
<p>&#8220;Abi&#8230; Abi&#8230; Söyler misin? Sizin cemaat iddia ettikleri gibi memleketi avuçlarının içine aldı mı? Var mı böyle bir şey? Yoksa hepsi laikçilerin tuhaf paranoyası mı?&#8221;</p>
<p>Eskiden olsa, &#8220;Yok, vallahi yok&#8230; Hepsi uydurma&#8230; Hepsi palavra&#8230; Biz Allah rızası için çalışan gariban bir cemaatiz&#8221; diyecek olan &#8220;abi&#8221;, dudaklarına muzaffer bir kıvrım kondurup atıyor havasını:</p>
<p>&#8220;Bak Ahmet Kardeş&#8230; Bizim şunca mekteplerimiz var&#8230; O mekteplerden yetişen şunca adamımız var&#8230; Bunların önemlice bir bölümü önemli makamlara geldi&#8230; Onlar bakıyorlar kim hocalarını üzüyor, ona göre muamele çekiyorlar&#8230; Olan biten budur.&#8221;</p>
<p>Şaşkınlıktan küçük dilimi yutacak gibi olup hiç sesimi çıkarmadan önümdeki pazı sarmaya yumuluyorum.</p>
<p>* * *</p>
<p>Puslu bir cuma&#8230;</p>
<p>Kahrolası üşengeç tabiatım nedeniyle iki gündür Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a doğru yola çıkamamanın verdiği yenilmişlik duygusuyla Başkent kulislerine doğru akmaya başladım.</p>
<p>Ve kendi çapımda bir &#8220;ortam dinlemesi&#8221; yaptım.</p>
<p>AKP&#8217;nin seçim kampanyasını yürüten odağı dinliyorum:</p>
<p>İçeriden sesler geliyor&#8230;</p>
<p>Bir kadın sesi&#8230; &#8220;E&#8221; olmalı&#8230; </p>
<p>Diyor ki: &#8220;Puanlar düşüyor&#8230; Puanlar düşüyor&#8230; Kılıçdaroğlu&#8217;na vuralım.&#8221;</p>
<p>Boğuk bir erkek sesi&#8230; &#8220;M&#8221; olmalı&#8230;</p>
<p>Diyor ki: &#8220;Vurursak daha da büyür&#8230; Biz vurmayalım, başkasına vurduralım.&#8221;</p>
<p>Bir erkek sesi&#8230; Tilki gibi kurnaz bir adamın sesine benziyor&#8230;</p>
<p>&#8220;E&#8221; olmalı&#8230;</p>
<p>Diyor ki: &#8220;Bize bir düşman lazım. Bize bir gerginlik lazım&#8230; En iyisi A.D.&#8217;ye çakalım. Oradan bir kavga çıkaralım. En az beş puan getirir.&#8221;</p>
<p>Ortak bir ses çıkıyor:</p>
<p>&#8220;İşte budur&#8230;&#8221;</p>
<p>Ben de şöyle diyorum: &#8220;Ne acayip&#8230; Masonik örgüt toplantısı gibi bir şey&#8230;&#8221;</p>
<p>* * *</p>
<p>Karlı bir akşamüzeri&#8230;</p>
<p>Bir başka ortam dinlemesi&#8230;</p>
<p>Yer: &#8220;Etkili bir şahıs&#8221;ın makam odası&#8230;</p>
<p>&#8220;Yandaş medya&#8221;nın atak prensi, &#8220;etkili şahıs&#8221;a dert yanıyor:</p>
<p>&#8220;Elimizden geleni yapıyoruz ama tiraj alamıyoruz&#8230; Reklam da vermiyorlar bize&#8230;&#8221;</p>
<p>Fırtına öncesi sessizliğe benzer bir sessizlik&#8230;</p>
<p>Etkili şahıs, &#8220;gafile fırça&#8221; ile &#8220;beceriksizi azar&#8221; arası bir kıvamda haykırıyor: &#8220;Ne demek kardeşim tiraj alamıyoruz&#8230; Her gün basın benim fotoğrafımı birinci sayfaya&#8230; Bu millet alır.&#8221;</p>
<p>Karşı tarafta bir çaresizlik susuşu&#8230;</p>
<p>Sonra alabildiğine alttan alan bir ses tonuyla fısıldama:</p>
<p>&#8220;Ama efendim inandırıcılık&#8230;&#8221;</p>
<p>Eyvah! Fırça gelecek&#8230; Geliyor da:</p>
<p>&#8220;Başlarım ulan sizin inandırıcılığınıza&#8230;&#8221;</p>
<p>Mahsun kardeşime</p>
<p>SEVGİLİ Mahsun kardeşim&#8230; Evvela mahsus selam eder, gözlerinden öperim&#8230; İşittim ki &#8220;Güneşi Gördüm&#8221; adlı filmin hakkında geçen gün yazdığım o çok ağır yazı bayağı bir ağırına gitmiş&#8230;</p>
<p>Haksız da sayılmazsın Mahsun kardeşim&#8230;</p>
<p>Başarmak için her şeylerini ortaya koyduğun biricik filmin hakkında, içinde &#8220;nefret&#8221; gibi çok ağır bir duygunun geçtiği bir yazı insanın ağırına gider.</p>
<p>Ama Mahsun kardeşim, yazı bu! Klavyede durduğu gibi durmuyor ki&#8230;</p>
<p>Bazen kıvam kaçıyor&#8230; </p>
<p>Bir bakıyorsun, pekálá &#8220;orta halli bir yapıt&#8221; deyip geçilecek bir film hakkında herkesler övgü yarışına girmiş&#8230; &#8220;Deha&#8221;, &#8220;Oskar&#8221;, &#8220;Dev&#8221;, &#8220;Başyapıt&#8221; sözcükleri havalarda uçuşuyor&#8230;</p>
<p>Bu durumda bizim de kafamız atıyor tabii, dengeyi sağlamak için kıvamı kaçırıveriyoruz.</p>
<p>Neyse&#8230; Neyse&#8230; </p>
<p>Benim asıl söylemek istediğim şu Mahsun kardeşim&#8230; Sen belki sinema alanında bir &#8220;başyapıt&#8221; ortaya koyamadın ama bir sinema yönetmeninin filmine gelen eleştiri karşısında takınması gereken tavır konusunda çok şahane, çok harika, çok klas bir tavır koydun.</p>
<p>Sana gelip de &#8220;Ahmet Hakan senin filmini yerin dibine batırmış, ne diyorsun?&#8221; diye fitne çıkarmak isteyenlere, &#8220;Canı sağ olsun&#8230; Kendi görüşüdür&#8221; diyerek bir alicenaplık dersi verdin&#8230;</p>
<p>Kutluyorum seni kardeşim&#8230; İleride iyi bir sinema yönetmeni olup olamayacağını bilemem ama kabul etmeyelim ki adamlık sınavında yıldızlı pekiyi almış durumdasın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/benim-gunluklerim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsmet Paşa müdafaası</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/ismet-pasa-mudafaasi.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/ismet-pasa-mudafaasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 17:54:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ismet paşa]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Nuri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[İSMET Paşa&#8217;dan hazzettiğim söylenemez. &#8220;Tek Parti&#8221; döneminin otoriter yapısıyla da başım hiç hoş değildir. Ama böyle düşünüyorum diye&#8230; Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın, miting meydanlarında İsmet Paşa döneminden kalma &#8220;ekmek karnesi&#8221;ni sallayarak yaptığı ucuz siyasete de göz yumacak değilim. Neymiş efendim, İsmet Paşa döneminde ekmek karneyle satılıyormuş&#8230; CHP zihniyeti buymuş&#8230; Bunlar gelince yine ekmeği karneyle satarlarmış&#8230; Eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İSMET Paşa&#8217;dan hazzettiğim söylenemez. &#8220;Tek Parti&#8221; döneminin otoriter yapısıyla da başım hiç hoş değildir. <span id="more-108"></span></p>
<p>Ama böyle düşünüyorum diye&#8230;</p>
<p>Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın, miting meydanlarında İsmet Paşa döneminden kalma &#8220;ekmek karnesi&#8221;ni sallayarak yaptığı ucuz siyasete de göz yumacak değilim.</p>
<p>Neymiş efendim, İsmet Paşa döneminde ekmek karneyle satılıyormuş&#8230; CHP zihniyeti buymuş&#8230; Bunlar gelince yine ekmeği karneyle satarlarmış&#8230;</p>
<p>Eğer Tayyip Erdoğan, Yozgat&#8217;ın ya da Konya&#8217;nın kırsalında doğup büyümüş, hiç eğitim almamış bir adam olsaydı&#8230;</p>
<p>Şöyle derdim:</p>
<p>&#8220;Ne yapsın zavallıcık? &#8216;Geldi İsmet / Gitti kısmet&#8217; türünden propagandanın etkisi altında kalmış. Harp nedir bilmez&#8230; İkinci Cihan Harbi&#8217;nde dünya nasıl altüst oldu bilmez&#8230; Harpte kaç milyon kişi can verdi bilmez&#8230; Bildiği tek şey yediği ekmeğin karneye bağlanmasıdır&#8230;&#8221;</p>
<p>Fakat gelin görün ki&#8230;</p>
<p>Elinde ekmek karnesi sallayan kişi, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde memleketimizde başbakanlık yapan kişidir.</p>
<p>Ve bizim böyle bir kişiden beklentimiz biraz &#8220;İkinci Cihan Harbi&#8221; çalışması yapmasıdır.</p>
<p>Mesela şu sorulara yanıt vererek bu çalışmaya başlayabilir:</p>
<p>BİR: Türkiye&#8217;nin harbe girmemesinin bir bedeli olmayacak mıydı? </p>
<p>İKİ: O dönemde kendisi Başbakan olsaydı ekmek yerine pasta mı yiyecektik? </p>
<p>ÜÇ: Büyük bir insanlık faciasını sadece ekmek tezkeresine bağlamak yakışık alır bir şey midir? </p>
<p>DÖRT: Dünya büyük harbin içinde kavrulurken Türkiye&#8217;nin bundan etkilenmemesi mümkün müydü?</p>
<p>Yaşar Nuri&#8217;nin cinsel hayatı</p>
<p>YAŞAR Nuri Hoca&#8217;ya karşı kinim, garezim yok. </p>
<p>Vallahi de yok, billahi de yok.</p>
<p>Hatta onun gizleyemediği kişisel zaaflarına karşı belli bir sempati beslediğim bile söylenebilir.</p>
<p>Siz buna bir tür &#8220;zaaf kardeşliği&#8221; bile diyebilirsiniz. </p>
<p>Çok zeki ve pek birikimli bir adamdır Yaşar Nuri&#8230;</p>
<p>Eğer zekásını kontrol altına alabilecek kudreti olsaydı, mevcut birikimiyle &#8220;İslam&#8217;da tecdit hareketi&#8221;ni başlatabilirdi. </p>
<p>Fakat ne yazık ki kendisine zeká bahşeden &#8220;Kadir Mevla&#8221;, o zekáyı kontrol altına alabilecek fren mekanizmalarını bahşetmemiş.</p>
<p>Şişinmesi bu yüzdendir, inandırıcılığı bu yüzden darbe almıştır, çelişkileri bu yüzdendir&#8230;</p>
<p>Bu yüzden biraz heder olmuş bir adamdır Yaşar Nuri&#8230;</p>
<p>Son heder oluşunu ise gazete haberlerinden ibretle izliyorum:</p>
<p>Adı &#8220;Şahane&#8221; olan bir danışman kızla yaşanılan &#8220;yasak aşk&#8221;, o danışman kız ile eş arasında yaşanan kavga, kavganın mahkemelere düşmesi, özel telefon mesajlarının gazetelerde yayınlanması, &#8220;Şahane&#8221; ile ilgili tasvirler, erotik kanallara verilen telefon numaraları falan&#8230;</p>
<p>Eğer bu skandalın öznesi, &#8220;din&#8221; adına racon kesmeye meraklı bir &#8220;din adamı&#8221; olmasaydı&#8230;</p>
<p>Vereceğim tek tepki şu olurdu:</p>
<p>&#8220;Bana ne? Sana ne? Bize ne? Kime ne?&#8221;</p>
<p>Fakat özne Yaşar Nuri olunca, bunları diyemiyorum.</p>
<p>Çünkü Yaşar Nuri&#8217;nin yıllardır adına konuştuğu ve şöhretini borçlu olduğu &#8220;din&#8221;in kutsal kitabında &#8220;Niçin yapmadığınız şeyi söylüyorsunuz?&#8221; sorusu vardır.</p>
<p>Keşke Yaşar Nuri, &#8220;din&#8221; adına racon kesen bir adam olmasaydı da&#8230;</p>
<p>Günahıyla sevabıyla dilediği gibi yaşayan bir adam olmayı tercih etseydi&#8230;</p>
<p>Biz de ortaya çıkan skandalı &#8220;Bize ne canım&#8230; Adamın özel hayatı&#8221; deyip geçebilseydik&#8230;</p>
<p>Osman vurulmamış</p>
<p>ÇOKTANDIR Ankara kulisleri bir dedikoduyla çalkanıyor:</p>
<p>Güya Melih Gökçek&#8217;in oğlu Osman Gökçek, bir çıkar kavgası nedeniyle ayağından vurulmuş. Bu olay Gökçek tarafından örtbas ediliyormuş.</p>
<p>Azerbaycan&#8217;da yayın yapan &#8220;Musavat&#8221; adlı bir haber sitesi, bu dedikoduyu haberleştirdi.</p>
<p>Sitede yer alan haberde Osman Gökçek&#8217;in Turgut Altınok tarafından ayağından vurulduğunu, Osman Gökçek&#8217;in Bakü&#8217;ye getirilerek gizlice tedavi altına alındığını, olayın örtbas edilmek istendiğini yazdı.</p>
<p>Bu haber üzerine dün Osman Gökçek&#8217;le konuştum&#8230;</p>
<p>Osman, haberin tamamen asılsız olduğunu söyledi ve ekledi: &#8220;Böyle bir olay yok. Şu anda Ankara&#8217;da büromdayım. Bu haber Azeri sitesine Türkiye&#8217;den belli çevreler tarafından servis edildi. Seçime doğru belden aşağı vurma çabasıdır bu.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/ismet-pasa-mudafaasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir azgınlık hali</title>
		<link>http://www.seker.web.tr/bir-azginlik-hali.html</link>
		<comments>http://www.seker.web.tr/bir-azginlik-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 17:52:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Gazete]]></category>
		<category><![CDATA[Ramsey]]></category>
		<category><![CDATA[Şaban Dişli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seker.web.tr/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[ESKİDEN mazlumdular. 80 yaşındaki &#8220;hacı amca&#8221;, Allah rızası için bir gayret elindeki afişi direğe asmaya çalışırdı. Partililer birbirlerine &#8220;Tamam inşallah&#8221; işareti yaparlardı. Gariban fabrika işçileri, mesai bitince soluğu seçim karargáhlarında alırlar, &#8220;Bize bir iş var mı?&#8221; diye sorarlardı&#8230; Hepsinin gönlünden &#8220;güneşin zaptı yakın&#8221; şarkısı geçerdi. Ne ihale düşünürlerdi, ne de bir dirhem menfaat&#8230; Serdar Kepenek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ESKİDEN mazlumdular.</p>
<p>80 yaşındaki &#8220;hacı amca&#8221;, Allah rızası için bir gayret elindeki afişi direğe asmaya çalışırdı.<span id="more-106"></span></p>
<p>Partililer birbirlerine &#8220;Tamam inşallah&#8221; işareti yaparlardı.</p>
<p>Gariban fabrika işçileri, mesai bitince soluğu seçim karargáhlarında alırlar, &#8220;Bize bir iş var mı?&#8221; diye sorarlardı&#8230;</p>
<p>Hepsinin gönlünden &#8220;güneşin zaptı yakın&#8221; şarkısı geçerdi. Ne ihale düşünürlerdi, ne de bir dirhem menfaat&#8230;</p>
<p>Serdar Kepenek yoktu aralarında&#8230; Adil Sucu da&#8230; Şaban Dişli de&#8230; &#8220;Pırlantacı&#8221; da&#8230; &#8220;Ramsey&#8221; de&#8230; Fettah da&#8230; Ethem de&#8230; </p>
<p>Bir Milli Gazete&#8217;leri vardı, bir de yarı yerel televizyon kanalları&#8230;</p>
<p>Medyanın alayı karşılarındaydı.</p>
<p>Televizyon stüdyolarında sıkıştırırlardı&#8230; Adam yerine konmazlardı&#8230; Alaylara maruz kalırlardı&#8230;</p>
<p>Gelen vururdu, giden vururdu.</p>
<p>Ama güzeldiler. </p>
<p>Bir &#8220;mazlum güzelliği&#8221; vardı üzerlerinde&#8230;</p>
<p>* * *</p>
<p>Şimdi ise bir &#8220;azgınlık hali&#8221; var üzerlerinde.</p>
<p>ANAP&#8217;ın muktedir günlerindekine benzer bir azgınlık hali&#8230;</p>
<p>Şimdi onlar alay ediyorlar, şimdi onlar vuruyorlar, şimdi onlar adam yerine koymuyorlar, şimdi onlar sıkıştırıyorlar.</p>
<p>Para gücüyle her sokakta, her caddede, her meydanda onların kocaman afişleri var.</p>
<p>Günlerdir İstanbullular, Kadir Topbaş&#8217;ın pırıltılı dişlerinden yayılan gıcık gülümsemesine maruz kalıyorlar.</p>
<p>Mütecaviz afişler, mütecaviz pankartlar, mütecaviz aday resimleri&#8230;</p>
<p>Para gücüyle, devlet gücüyle, belediye gücüyle müthiş bir abanma hali&#8230;</p>
<p>&#8220;Büyük düşün&#8221; diyorlar&#8230; Sırıtarak&#8230; Sinir bozucu bir özgüven patlaması içinde&#8230;</p>
<p>Televizyonları var&#8230; &#8220;Denge&#8221; nedir bilmeyen&#8230; Gazeteleri var&#8230; &#8220;Tarafsız gibi gözükmek&#8221; türünden bir kaygıya bile sahip olmayan&#8230; Sürekli muhalefete çakan&#8230; Sürekli iktidarı pohpohlayan&#8230;</p>
<p>Söylem pespaye&#8230; Üslup ilkel&#8230; Tarz saldırgan&#8230; Tezgáh kuruyorlar, strateji planlıyorlar, oyun oynuyorlar.</p>
<p>Bir ANAP arsızlığıyla geliyorlar üstümüze&#8230;</p>
<p>Eskiden kendilerine hangi kirli numaralar çekilmişse, şimdi onlar aynı kirli numaraları başkalarına çekiyorlar.</p>
<p>&#8220;Durmak yok&#8221; diyorlar, &#8220;yola devam&#8221; diyorlar. Ama artık güzel değiller&#8230; </p>
<p>Bir &#8220;azgın çirkinliği&#8221; var üzerlerinde&#8230;</p>
<p>Densiz televizyoncu</p>
<p>BAŞKENT Üniversitesi&#8217;nin her şeyi olan Prof. Mehmet Haberal&#8217;a ait &#8220;Kanal B&#8221; diye kıytırık bir televizyon kanalı var.</p>
<p>Ateş olsa cirmi kadar yer yakacak bir televizyon kanalı.</p>
<p>İşte bu televizyon kanalında program yapan Nahit Duru adlı sözde televizyoncu, almış Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nu karşısına, programın reklam arasında yalakalık yapıyor.</p>
<p>Yaklaştırmış kafasını Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;na &#8220;Biz size acayip destek atıyoruz&#8221; diye maval okuyor.</p>
<p>Doğan Grubu&#8217;nun Kılıçdaroğlu&#8217;na destek olmadığını söylüyor.</p>
<p>Kendisinin AKP&#8217;ye karşı her türlü &#8220;p..ştluğu&#8221; yapmaya hazır olduğunu söylüyor&#8230; Saadet Partilileri ekrana çıkardığını, bu taktik sayesinde Saadet&#8217;in birkaç puan kazandığını söylüyor.</p>
<p>Kemal Kılıçdaroğlu da bu densiz adamı kibarca dinliyor&#8230; &#8220;Hım&#8230; Evet&#8230; Tabii&#8230;&#8221; türünden kelimelerle konuyu geçiştirmeye çalışıyor.</p>
<p>Bu arada&#8230; &#8220;Reklam arası&#8221;nda yapılan bu geyik muhabbeti, bir biçimde &#8220;AKP medyası&#8221;nın eline geçmiş&#8230;</p>
<p>Etekleri zil çalarak veriyorlar haberi&#8230;</p>
<p>&#8220;Yandaş medya dediğin böyle olur&#8221; diyorlar. Hatta &#8220;Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nu fena yakaladık&#8221; bile diyorlar&#8230;</p>
<p>Bense düşünüyorum: &#8220;Kimi suçlamalıyım?&#8221; diye&#8230;</p>
<p>Bu densizliği yapan Nahit Duru adlı şahsı mı? Onu adam yerine koyup programına giden Kılıçdaroğlu&#8217;nu mu? Yoksa bu malzemeyi en orantısız bir şekilde değerlendirmeye kalkan &#8220;AKP medyası&#8221;nı mı?</p>
<p>Yoksa hepsini birden mi?</p>
<p>Bıktım bıktım</p>
<p>HADİSE&#8217;nin olay çıkaran şortundan&#8230; </p>
<p>Tayyip Bey ile Deniz Bey&#8217;in meydan atışmalarından&#8230;</p>
<p>Kılıçdaroğlu&#8217;nun yolsuzluk açıklarken işin tadını fazla çıkarmasından&#8230;</p>
<p>Seçim tahmini yapmaktan&#8230;</p>
<p>&#8220;Sen Türkiye&#8217;sin&#8230; Büyük düşün&#8221; hitabına muhatap olmaktan&#8230;</p>
<p>İktidar yandaşının Nihat Doğan, iktidar muhalifinin Mehmet Ali Erbil olduğu bir ülkede yaşamaktan&#8230;</p>
<p>Her seçim başka partiden aday olan Ahmet Vefik Alp&#8217;ten&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seker.web.tr/bir-azginlik-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

